ÖZEL OYUN ZAMANI

Birçoğumuz çocuklarımızla oyun oynarken hem onlarla güzel vakit geçirmek hem de onlara bir şeyler öğretmek amacı güderiz. Özellikle çocuklarıyla paylaşacak vakti kısıtlı olanlarımız, gün içinde onlara vermek isteyip de veremediğimiz “her şeyi” birlikte oynadığımız oyuna sığdırmaya çalışırız. Örneğin, bir çoğumuz bizimle lego yapmak isteyen oğlumuza “uçak öyle değil böyle yapılır” ya da evcilik oynamak isteyen kızımıza “dikkat et, yemeği dökme” gibi müdahaleler yaparız.

Bazen farkında olmadan bu müdahaleler öyle çok olmaya başlar ki, hem çocuğun yaratıcılığını ve girişimciliğini engellemeye hem de ebeveynin onunla olan ilişkisini germeye başlayabilir. Çocuk ebeveyni daha çok öğretici konumda görebilir. Bu da çocuğun ya onunla güç mücadelesine girmesine ya da tamamen pasif bir konuma geçerek boyun eğmesine yol açabilir. Biz her ikisini de istemeyiz.

Çocuğun hem kendisine güvenli hem de sınırlarını bilerek davranması için anne-babanın onunla geçirdiği olumlu bir zamanın olması, yaptıklarının ve söylediklerinin duyulduğunu ve önemsendiğini hissetmesi ve yaptığı olumlu davranışların ödüllendirilmesi gerekmektedir. Çocuk negatif bir davranış gösterdiğinde (zarar verme dışında) ise anne ve babanın bu davranışı görmezden gelmeleri gerekmektedir.

Anne-babanın çocuğuyla ilişkisinin önemli bir kısmı oyun aracılığı ile gerçekleşmektedir. Bu yüzden çocuğuyla ilişkisini daha olumlu bir hale getirmek isteyen anne-baba ilk önce çocuğuyla oynadığı oyunu olumlu bir hale getirmelidir.
Başlangıç olarak günün belirli bir saatinde oynanan oyunda uygulanacak yöntemler zamanla anne ve babanın günlük davranışlarına yansıyacak, çocuklarıyla daha verimli ilişki kurmalarına yardım edecektir.

“Özel zaman” olarak da adlandırabileceğimiz bu oyun süresinde anne ya da babanın çocuklarıyla oynarken bazı noktalara dikkat etmeleri önerilmektedir.
Bu, aslında “kuralsız” olan oyunun kuralları şunlardır :

1- Gün içerisinde hiçbir şekilde bölünmeyecek (yemek hazırlama ya da telefon görüşmeleri ile) 10-15 dakikalık bir süre ayarlayın. Bu zamanın her gün aynı saatlere denk gelmesine çalışın.

2- Çocuğunuzun oyunu seçmesine izin verin. Kutu oyunları gibi net kuralları olan oyunları teşvik etmeyin. Çocuğunuza bu zamanın onunla özel zamanınız olduğunu ve bu zamanı onunla oynayarak geçireceğinizi söyleyin.

3- Çocuğunuzu takip edin. Onun ne yaptığını dikkatli ve ilgili bir şekilde gözlemleyin.

4- Çocuğunuzun yaptıklarını gördüğünüzü ve bunlarla ilgilendiğinizi ona belirtin:
“Arabanı çok dikkatli kullanıyorsun” , “Bu senin hoşuna gitti”, gibi

5- Çocuğunuzun söylediklerini duyduğunuzu ve bunlarla ilgilendiğinizi ona belirtin:
Çocuk: “Daha oynamak istiyorum” dediğinde
Siz: “Özel zamanımız hoşuna gitti.” diyebilirsiniz.

6- Onun yaptıklarından ya da söylediklerinden hoşunuza gidenleri sözel olarak ödüllendirin.
“Yaptığın sarı ev çok hoşuma gitti” , “Arabalarını ne kadar dikkatli yerleştiriyorsun.” ,
“Çok çaba gösterdin.” ya da sadece “Aferin!” diyerek ödüllendirebilirsiniz.

7- İstemediğiniz bir davranış gösterdiğinde bu davranışı sadece görmezden gelin.
(3, 4, 5 ve 6. Maddeleri yapmayı kesin.) Yıkıcı bir davranışta bulunursa oyunu bırakın.

8- Çocuğunuza soru sormayın
“Ne yapıyorsun?” , “Neden bunu çizdin?” gibi.

9- Öğretmeyin, yalnızca çocuğunuzun sizi yönlendirmesine izin verin.

10- O istediği takdirde onun oyununa katılın ancak oyunu asla yapılandırmayın.